Hikayelerimde bul beni..

20 Eylül 2011 Salı

Çalışma hayatı ve iş üzerine gereksiz bir yazı

     Uzun zamandır iş ortamı içindeyim..Dile kolay 14 sene olmuş artık sevdiğim saydığım insanlarla birlikte çalışmıyorum. Bugüne kadar 1 kere gördüğüm bir patronum ve patronum olmayan insancıklar topluluğuyla birlikte çalışmaya mahkum edildim. Ama tecrübe tecrübedir. Bir felaket bin nasihattan iyidir dercesine katlanıyorum buraya. Birok gözlem edindim burda madde madde gidicek olursam en büyük hayal kırıklığımdan başlıyayım..

  1. Türkiye İşçi Sınıfı Sorunsalı
      Çoçukluğumdan beri insanların adilce ve özgürce yaşaması ve işçi sınıfının toplumun en değerli olduğu gerçeğini bu fabrikada yitirdim. Bana işçi direnişlerini anlatan o delikanlı asi ruhlu çalışkan işçileri anlatan babam ya bana yalan söyledi ya da o nesil şimdi emekli kuyruğunda.. Ne işine ahip çıkan bir işçi gördüm ne de patronun eziyetlerine karşı direnen bir işçi..Ama bir gerçek varki eski hikayalere dair Patronlar halen KALLEŞ ve işçi kıyımının yanı sıra ÇEVRE kıyımıda yapıyor ve bunu umurdamadan yapıyor.
    
    2. Mühendislik

     Geçen gün farkettim ki ben artık mühendisliğim M'sini dahi yapamaz olmuşum. para kazanmaktan başka hiçbirşey düşünmeyen insanlara herşeyin para olmadığını kefenin cebinin olmadığını anlatmaktan yoruldum. Ve en acısı hiçbir mühendisin bu cahil ve okumamış fakat voleyi vurmuş takımının gözünde ne kadar değersiz olduklarını görmekti benim için. Muhasebeciden fabrika müdürleri yapılmış bir fabrikada amaç sadece para kazanmak ve devletten vergi kaçırmaktan başka birşey olamaz

    3. Çoçuk İşçiler ve kesilen yaralanan parmakları

     Geçenlerde ilkyardım için yanıma geldi. Kaç yaşındasın dedim 14 dedi (ki benim kardeşimle yaşıt) elini makinaya sıkıştırmış parmağı koptu kopacak günlüğü 15 tl ye 13 saat çalışıyor bu çocuk. Okulada gitmiyor. Parmağını sardım sarmaladım hastaneye gitti geldi polisler sormuş biber keserken parmağımı kestim demiş. Bu çocuk bu olayı birkaç dikişle atlattı belki ama ya bu genç yaşta parmağı kolu kopan gözü kör olan oyun bahçelerinde oynamaları gereken yaşta fabrikalarda kaçak olarak çalıştırılan çocuklar. Durum içler acısıdır. Sorunun 2 sebebi vardır. 1 sonucu vardır. 1. si ucuz sigortasız işçi çalıştırmak isteyen patronlar 2. si ekonomik olarak bitik halde yaşayan aileler ve yitip giden gelecekler bunun tek sonucudur.

BİR DAHA GELİRSEM BURAYA ÖNCE PARAYI DEĞİL İŞİ KONUŞURUM.
İlk tecrübemdir. Çalışnmak isteyen inanları işten soğutuyorlar. Ne bir ekipman ne bir yardımcı nede destek önce bunlar geliyor sonra para arkadaşlar.

Daha anlatıcak çok şey varda hepsini bir yazıya dökmenin manası yok.

7 Haziran 2011 Salı

Yaşam Tarzımı değitiriyorum..

Evet bu sabah karar aldım..
Bundan sonra sağlıklı yaşayacağım. Diyete başlıyorum.İzmir'e kesin dönüş yapacağım  birde yaz mevsimi olması dolayısıyla fazla kilolarım ve kastan yoksun vücudum benim içimde hep var olan öz güvenimi bitirdi..
İzmir'e dönmeme 1 hafta kalmışken İzmir için uygulayacağım radikal kararlarım var:D

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

19 Mayıs 2011 Perşembe

Nasıl geçti?

Fotoğraf anlatmaya yeterlimi..
S.D.Ü.' de 5 senemi harcamışım daha yeni farkına varıyorum..Dün gece mezuniyet valosu vardı. Tabi öle balo falan dediğime bakmayın düğün kıvamında geçen bir tören:) ama olay balo şeklinde geçseydi eminim bukadar çok eğlenemicektim.Her nekadar sınıf arkadaşlarımı sevmediğimi söylesemde 5 sene içinde az da olsa sevmişim diye düşündüm..5 sene boyunca selam bile vermediğim insanlarla dün gece göbek attık resmen. İşin rengi roman havasına girdimi  değişiyor:) En sevmediğin adam bile olsa karşında o müzik kulaklarından ruhuna girmeye dursun..Sarıp sarmalıyor müzik tüm ruhunu..
Benim için ayrı bir yeri var roman havasının.Bahsettik ya çimentepe çoçoğuyuz diye..Ben ne kavgaları ne kan davalarını bitirdiğini gördüm bu müziğin.Dün gecede bana olan yine aynısıydı çalan müzikle konuşmadıklarımla karşılıklı oynadımbir çeşit af diler gibi:)

Merhaba..

1988 İzmir Çimentepe doğumluyum. Bilenleriniz bilir Çimentepe Eşrefpaşa'nın az yukarısıdır.Eski taştan yapılma Rum evlerini geçerek çıkarsınız çimentepe'ye.. İşte bende o Rum evlerinden cıkarken ki bir tepede doğdum.Tıpkı annem ve babam gibi..
Çok kozmopolit diye bir tabir var ya; işte aynen öyle daha doğrusu bizce kürt çalar çingen oynar.Karmakarışıktır sokakları heryerde sınırlar vardır.Kolay olay giremezsin her mahalleye, mahaelle namustur(tabi çocukluğumda öyleydi). 
Neyse işte sizlere burdan hikayeler anlatıcağım.Yaşadığım, dinlediğim hikayelerimi anlatıcağım sizlere..